124. ZAEN & 55. IGNH Kongresinin Ardından (27.02-03.03.2013)

Bir kez daha ZAEN Kongresine katılma şansım oldu. 124 ZAEN Kongresi. Benim görevli olarak gitmemin sebebi aslında son derece trajik; hepimizin değerli hocası Dr. Hüseyin Nazlıkul, gidemediği için kendisinin sunumunu yapmak üzere gittim Freudenstand'a. Bu onurlu görevi Demet Erdoğan ile beraber yerine getirdik. Bir kongre ki 124. sü düzenlenmiş. Bir kongre ki hep aynı yerde gerçekleşiyor, hiç karmaşa yok. Herkes nereye gideceğini biliyor. Kapılara asılı krokilerin önünde itişmeler yok. Firma standlarının önünde yığılmalar yok. ZAEN bir tamamlayıcı tıp kongresi. Başta nöralterapi olmak üzere, beslenme, doğal yöntemlerle tedavi, akupunktur, ozon tedavisi, fitoterapi, homeopati, manyetik alan tedavileri ve pek çok tamamlayıcı tıp yöntemi ile ilgili ayrı ayrı programların yapıldığı olgunlaşmış bir kongre.

Kimi alanda serbest sunumlar var, kimisinde eğitimler var; bazılarında sertifika sınavları var; teorik dersler ya da pratik uygulamalar ile dolu ve katılımın çok yüksek olduğu bir kongre. Adeta dünyanın pek çok ülkesinden bilim insanının altı ayda bir buluşma yeri.
Ve IGNH'a bağlı Nöralterapi devleri de tabi ki oradaydı; herkesin gözü Nazlıkul'u arıyordu. Herkes yanımıza gelip neler oluyor diye sordular.  Aslında Nazlıkul'un bu yakın camia dostları her şeyi takip ediyorlardı da bizler gibi onlar da bu durumu kabul edemiyorlar. Maalesef, bu duruma bizler gibi üzülenler çok olduğu gibi aramızda birkaç tane de ayrık otu varmış, bu duruma el ovuşturan! Onlar; "Nazlıkul'un çıkış yasağı var, bu durumda uluslararası bir derneğin başkanlığını nasıl yürütür? O yüzden biz de bir nöralterapi derneği kurmak istiyoruz. IGNH, SANTH veya ÖNR’ye bağlı olarak" demişler. Bunu da ZAEN eski başkanı olan Dr. Olaf Kuhnke üzerinden yapmışlar.

Bu haberin yayılması üzerine koca IGNH, SANTH ve ZAEN nöralterapi camiası, adeta uyuyan bir devin uyanması gibi hareketlendiler ve bize dediler ki " Hüseyin Nazlıkul, bundan sonra Almanya'ya hiçbir zaman gelemese bile bu bizim için hiç bir şeyi değiştiremez. Türkiye Nöralterapi ve BNR demek, bizim için Hüseyin Nazlıkul demek. Onun gibi Nöralterapi'ye bu kadar çok katkısı olan bir bilim adamının varlığı ve adı bizim için yeterli." Onlar bunları gözleri buğulu söylerken biz de Demetle bunları göz yaşlarımızı tutamayarak, göğsümüz kabararak, çok gururlanarak ama bir yandan da derin bir acı hissederek dinledik.

Kongrenin son günü Nazlıkul Hocamın hazırladığı ve BEL AĞRILARI konulu sunumu, son gün son saat (11.03.2013 saat 15:30 - 16:00) olmasına rağmen sayısı tama yakın bir katılımcı grubunun önünde, Almanca olarak sunma görevi için sıram gelmişti. Çok değil 2 yıl önce neredeyse hiç Almanca bilmiyordum. Hüseyin Bey'in desteği ile iki yıldır öğrenmeye çalışıyorum. Ve şimdi Hocamı temsil etme zamanıydı. Salondaki herkes Nazlıkul'dan gelen yeni bakış açısını, farklı bir perspektifi dinlemek için koltuklarının ucunda oturarak dinlediler. Yarım saatlik sunum boyunca salondan tek bir çıt bile çıkmadı.
Sunumun sonunda gerçekten uzun uzun alkışladılar; önce Hüseyin Nazlıkul'u bel ağrısı gibi klasik bir konunun bile altındaki farklı değerlendirme ve bakış yöntemi için, sonra kendisini temsil edebildiğimiz için bizi alkışladılar. Gerçekten Türkiye'ye uzanan bir selam olarak uzun uzun alkışladılar. Ve sonra yanıma gelip: "Hüseyin buraya gelemedi ama onun sunumunu bize aktardığınız için biz size teşekkür ediyoruz." dediler. Bu belki de aldığım en anlamlı teşekkürdü.

Bir hekim olarak, öğrenciniz olarak ve asistanınız olarak, Nöralterapi'yi öğrettiğiniz için ve bu kadar güzel bir camia ile tanıştırdığınız için sonsuz teşekkür ederim.

Tüm nöralterapiye emeği geçen herkese en içten saygılarımla.

Dr. Tijen Acarkan
BNR Yönetim Kurulu Üyesi
BTR Başkanı
BNR, IGNH ve IFMANT Eğitmeni